Boşanma Sonrası Çocukları Bedel Olarak Kullanmak
Boşanmak eş olmaktan çıkmaktır, anne ya da baba olmaktan değil. Ancak bazı ayrılıklarda yetişkinler arasındaki öfke, kırgınlık ve hayal kırıklığı o kadar büyür ki, çocuklar farkında olmadan bu savaşın ortasında kalır.
Aile danışmanlığında sık karşılaştığım durumlardan biri, anne ya da babanın eski eşine bedel ödetmeye çalışırken aslında çocuğuna zarar vermesidir.
Çünkü yetişkinlerin hesabını çocuklar ödememelidir.
Çocuklar Anneye de Babaya da İhtiyaç Duyar
Bir çocuk için anne ve baba sadece iki yetişkin değildir. Onlar çocuğun güven duygusunun, aidiyet hissinin ve kimlik gelişiminin önemli parçalarıdır.
Bu nedenle;
“Baban başka kadınlarla geziyor.”
“Babana söyle nafakayı yatırsın.”
“Git annene söyle, çocuğun masrafını biraz da o karşılasın.”
“Annen seni sevseydi bizi bırakıp gitmezdi.”
“Baban bizi düşünseydi bu aile dağılmazdı.”
gibi cümleler çoğu zaman eski eşe duyulan öfkenin bir yansımasıdır. Ancak bu sözlerin hedefi eski eş gibi görünse de yükünü taşıyan kişi çocuktur.
Çocuk bir yanıyla annesine, diğer yanıyla babasına bağlıdır. Ebeveynlerden birini kötülemek, çocuğu iki sevdiği insan arasında bırakır ve sadakat çatışmasına sürükler.
Çocuklar Haber Taşıyıcısı Değildir
Boşanma sonrasında bazı ebeveynler farkında olmadan çocukları aracı olarak kullanmaya başlar.
“Babana söyle geç kalmasın.”
“Annene söyle evrakları göndersin.”
“Babana söyle nafakayı yatırsın.”
Çocuklar anne ve babalarının avukatı, hakemi ya da haber taşıyıcısı değildir. Yetişkinlerin çözmesi gereken sorunları çocukların üzerinden yürütmek, onların omuzlarına yaşlarına uygun olmayan bir sorumluluk yükler.
Özel Günleri Silaha Dönüştürmek
Boşanma sonrasında en çok zarar gören alanlardan biri de özel günlerdir.
Doğum günleri, karne günleri, mezuniyetler, bayramlar, Anneler Günü ve Babalar Günü bazen çocuk için mutluluk değil, stres kaynağı haline gelir.
Çocuğun diğer ebeveyni araması engellenebilir, gönderilen hediye küçümsenebilir, görüş günleri zorlaştırılabilir ya da çocuk taraf seçmeye zorlanabilir.
Bazı ebeveynler eski eşine duyduğu öfke nedeniyle özel günleri bir hesaplaşma alanına çevirebilir. Oysa çocuk için önemli olan anne ve babasının birbirini sevmesi değil, kendisini sevmeye devam ettiklerini hissedebilmesidir.
Aldatma ve Evlilik Sorunları Çocuğun Yükü Değildir !
Eşler arasında yaşananlar gerçek olabilir. Aldatılma, terk edilme ya da büyük hayal kırıklıkları yaşanmış olabilir.
Ancak çocuğa;
“Annen bizi aldattı.”
“Baban yüzünden ailemiz dağıldı.”
demek çoğu zaman çocuğa fayda sağlamaz.
Çocuk bu bilgileri yetişkinler gibi değerlendiremez. Aksine sevdiği iki insan arasında kalır, suçluluk hissedebilir, öfkelenebilir ya da bir ebeveynini korumak zorunda hissedebilir.
Bedel Eski Eşe Değil, Çocuğa Ödetilir
Bazı anne ve babalar farkında olmadan şöyle düşünür:
“Canı yansın.”
“Çocuğunu göremesin.”
“Biraz da o üzülsün.”
Fakat unutulan önemli bir gerçek vardır: Bir ebeveynin çocuğundan uzak kalması yalnızca o ebeveyni değil, çocuğu da yaralar.
Eski eşe verilen ceza çoğu zaman çocuğun duygusal ihtiyaçlarından kesilir.
Boşanma zor olabilir. Kırgınlıklar yıllarca sürebilir. Ancak anne ve babalık görevi boşanmayla sona ermez.
Çocuklar boşanmanın nedeni değildir ve sonuçlarının yükünü taşımak zorunda da değildir.
Yetişkinlerin hesabını çocuklar ödememelidir. Çünkü her çocuk, anneye de babaya da ihtiyaç duyar. Eski eşe bedel ödetmeye çalışırken en büyük bedeli çoğu zaman çocuklar öder.
Aile ve Cinsel Danışman
Gülizar Göl Coşkun