Eşiniz Rakibiniz Değil, Ekip Arkadaşınızdır

Çift danışmanlığında en sık karşılaştığım durumlardan biri, eşlerin zamanla birbirlerinin yanında olmaktan çok birbirleriyle yarışmaya başlamasıdır.

Başlangıçta fark edilmeyen bu yarış, zamanla ilişkinin diline yerleşir.

“Ben daha çok yoruluyorum.”
“Çocuklarla en çok ben ilgileniyorum.”
“Ev işlerinin çoğunu ben yapıyorum.”
“Parayı ben kazanıyorum.”
“Senin ailen hiç destek olmuyor.”
“Benim ailem olmasa bu ev yürümez.”

Her tartışmada yeni bir puan eklenir ve evlilik, kimin daha haklı ya da daha fedakâr olduğunu ispatlamaya çalıştığı bir yarışa dönüşür.

Oysa evlilik bir yarış değildir.

Çünkü evlilikte kazanan ya da kaybeden eşler olmaz; ya ilişki kazanır ya da ilişki kaybeder.

Eşinizi rakip gibi gördüğünüzde onun yaptığı her hata dikkatinizi çeker. Eksiklerini saymaya, kendinizi savunmaya ve sürekli haklı çıkmaya çalışırsınız. Bir süre sonra birbirinizi anlamak yerine birbirinizi yenmeye odaklanırsınız.

Oysa ekip olabilen çiftler farklı düşünür.

“Bugün sen çok yoruldun, ben destek olayım.”

“Bu dönem benim işim yoğun, biraz daha yük alabilir misin?”

“Senin ailen de benim ailem kadar değerli.”

“Bu sorunu birlikte nasıl çözeriz?”

İşte bu bakış açısı, ilişkiyi güvenli bir limana dönüştürür.

Elbette her evlilikte iş bölümü zaman zaman dengesiz olabilir. Bazen biri daha fazla çalışır, bazen diğeri çocuklarla daha fazla ilgilenir. Önemli olan bu dengenin dönemsel olduğunu bilmek ve bunu bir üstünlük yarışına çevirmemektir.

Unutmayın; aynı takımın oyuncuları birbirlerine gol atmaya çalışmaz. Çünkü biri kaybettiğinde aslında takım kaybetmiştir.

Eşiniz size karşı değil, sizinle aynı tarafta.

Kendinize şu soruyu sorun:

Son tartışmanızda eşinizi yenmeye mi çalıştınız, yoksa ilişkinizi korumaya mı?

Bu sorunun cevabı, ilişkinizin bugününü olduğu kadar yarınını da şekillendirecektir.

GÜLİZAR GÖL COŞKUN

Bu Blog Yazısı Hakkında Soru Sorun

Sorularınıza Hızlıca Dönüş Yapılacaktır.
TL 599
90
Sesli Yanıt Soru Cevap
  •  
Popular