Kadın da Çalışıyorsa Ev İşleri Nasıl Paylaşılmalı? Evlilikte Adil İş Bölümü Mümkün mü?
Çift danışmanlığında en sık karşılaştığım tartışma konularından biri ev işleri.
İşin ilginç yanı, çiftler çoğu zaman aslında bulaşığı, çamaşırı ya da ütüyü tartışmıyor. Tartıştıkları şey; görülmemek, takdir edilmemek ve yükü tek başına taşımak zorunda hissetmek.
Peki gerçekten sorun ev işleri mi?
Bence değil.
Sorun, değişen hayat şartlarına rağmen evlilik içindeki rol dağılımını hâlâ geçmişe göre yaşamaya çalışıyor olmamız.
Geçmişteki model neden daha az tartışma çıkarıyordu?
Eskiden yaygın olan evlilik modelinde erkek dışarıda çalışır, evin maddi ihtiyaçlarını karşılardı. Kadın ise evin düzenini sağlardı; yemek, çamaşır, ütü, çocuk bakımı ve ev işleri onun sorumluluğundaydı.
Bugünün şartlarıyla bakınca bu model herkese uygun görünmeyebilir. Ancak kendi dönemi içinde bir denge vardı.
Dışarıda bütün gün çalışan bir kişiden eve gelip ikinci bir mesai yapması beklenmiyordu. Aynı şekilde gününü evde geçiren kişinin de ev işlerini üstlenmesi doğal kabul ediliyordu.
Yani o dönemde tartışma daha azdı çünkü roller netti.
Asıl değişim kadınların çalışma hayatına katılmasıyla başladı
Bugün çiftlerin büyük bir kısmında hem kadın hem erkek çalışıyor.
Fakat burada önemli bir sorun ortaya çıkıyor.
Hayat değişti ama beklentiler aynı hızla değişmedi.
Toplumun bilinçdışında hala “ev işleri kadının görevidir” düşüncesi yaşamaya devam ediyor. Oysa geçmişte ev işleri kadına ait olduğu için değil, ev dışında çalışmayan kişiye ait olduğu için o şekilde paylaşılmıştı.
Bu ayrımı gözden kaçırdığımızda kadınlar çoğu zaman iki tam zamanlı iş yapmaya başlıyor.
Sabah işe gidiyor, akşam eve geliyor, sonra ikinci vardiya başlıyor:
- Yemek…
- Çamaşır…
- Çocukların ödevleri…
- Ertesi günün hazırlıkları…
Bir süre sonra fiziksel yorgunluk kadar zihinsel yorgunluk da başlıyor.
Asıl yük bazen yapılan iş değil, düşünülen iştir
Çift danışmanlığında sıkça gördüğüm bir konu var:
Bazen insanlar aynı miktarda iş yapıyor gibi görünse de zihinsel yük eşit dağılmıyor.
Ben burada eril ve dişil enerji dengesini de önemsiyorum. Yanlış anlaşılmasını istemem; “erkek bunu yapmaz” ya da “kadın bunu yapmaz” demiyorum.
Benim üzerinde durduğum konu zihinsel sorumluluk.
Örneğin bir kadın sürekli;
- Kira yatırıldı mı?
- Faturalar ödendi mi?
- Çocuğun okul taksiti yatırıldı mı?
- Markette ne eksik?
- Bu ay bütçe nasıl yetişecek?
diye düşünmek zorunda kalmamalı.
Aynı şekilde bir erkek de sürekli;
- Çamaşır yıkandı mı?
- Çocukların okul kıyafetleri hazır mı?
- Evde deterjan bitti mi?
- Yarın giyecek temiz gömlek var mı?
gibi konularda da zihinsel yükü tek başına taşımamalı.
Çünkü insanı yoran çoğu zaman yaptığı işten çok, sürekli o işi düşünmek zorunda kalmasıdır.
Adalet her zaman yüzde elli elli demek değildir
Sosyal medyada sıkça “Her şey yarı yarıya olmalı.” söylemini görüyorum.
Ben buna katılmıyorum.
Çünkü eşitlik ile adalet aynı şey değildir.
Bir eş sabah 07.00’de çıkıp akşam 20.00’de eve geliyorsa, diğer eş daha kısa saatler çalışıyorsa ya da evden çalışıyorsa, görev paylaşımının birebir aynı olması her zaman adil olmayabilir.
Önemli olan herkesin şartlarının konuşulmasıdır.
Kim daha erken geliyor?
Kim daha yoğun çalışıyor?
Kim hangi işi yapmayı daha kolay buluyor?
Bunlar konuşulmadan yapılan her paylaşım zamanla yeni kırgınlıklar oluşturur.
Dışarıdan destek almak bir lüks değil, bazen ilişkiye yapılan yatırımdır
Eğer iki eş de yoğun çalışıyor ve maddi imkanları elveriyorsa, belirli aralıklarla temizlik ya da benzeri konularda profesyonel destek alınmasını oldukça değerli buluyorum.
Çünkü tükenmiş insanlar daha kolay öfkelenir.
En küçük dağınıklık bile büyük tartışmalara dönüşebilir.
Oysa bazen alınan birkaç saatlik destek, eşlerin birbirine ayıracağı kaliteli zamanı artırır.
Bence bu yalnızca eve değil, evliliğe yapılmış bir yatırımdır.
Son söz
Evlilikte mesele, kimin daha fazla iş yaptığı değildir.
Mesele; kimsenin kendini yalnız hissetmediği, yükün tek bir omza bırakılmadığı ve tarafların birbirinin emeğini görebildiği bir düzen kurabilmektir.
Çünkü evlilikte rakip değil, ekip olduğunuzu unuttuğunuz anda ev işleri artık sadece ev işi olmaktan çıkar; ilişkinin yıprandığı alanlardan biri hâline gelir.
İlişkinizde ev işleri, zihinsel yük paylaşımı veya iletişim konusunda benzer sorunlar yaşıyorsanız, bazen çözüm sadece “daha çok yardım etmek” değil; doğru sistemi birlikte kurabilmektir. Çift danışmanlığında tam da bunu hedefliyoruz: Kimin haklı olduğunu değil, ilişkinin nasıl güçleneceğini birlikte keşfetmek.
Aile ve Cinsel Danışman