Karne Günü: Çocuğun Karnesini mi, Kendisini mi Değerlendiriyorsunuz?
Bugün milyonlarca öğrenci karnesini aldı. Kimisi büyük bir heyecanla, kimisi gururla, kimisi ise eve giderken tek bir şeyi düşündü:
“Annem babam bana ne diyecek?”
Ne yazık ki bazı çocuklar için karne günü, başarılarını paylaşacakları bir gün değil; yargılanacakları, kıyaslanacakları ve utandırılacakları bir güne dönüşebiliyor.
“Beş yanlış mı yaptın?”
“Komşunun çocuğu tam puan almış.”
“Beni herkese rezil ettin.”
Oysa bu cümleler çocuğun notunu değil, benlik algısını etkiler.
Çocuk başarısızlıktan değil, sevgiyi kaybetmekten korkar
Birçok ebeveyn çocuğunu motive ettiğini düşünerek sert eleştirilerde bulunur. Ancak çocukların büyük bir kısmı düşük nottan çok, anne ve babasının hayal kırıklığına uğramasından korkar.
Çünkü mesaj şudur:
“Başarılıysan seni takdir ederim, başarısızsan beni utandırırsın.”
Bu da zamanla şu inancı oluşturabilir:
“Ben ancak başarılı olursam değerliyim.”
En tehlikeli ebeveyn tutumlarından biri
Çocuğun başarısını ya da başarısızlığını kendi itibarıyla ilişkilendirmektir.
“El âlem ne der?”
“Akrabalar ne düşünecek?”
“Ben şimdi insan içine nasıl çıkacağım?”
Bu cümlelerin merkezinde çocuk değil, ebeveynin sosyal imajı vardır.
Oysa çocuk, anne ve babasının vitrini değildir.
Her çocuk hata yapabilir. Her çocuk bazen başarılı, bazen zorlanan biri olabilir. Bunlar gelişimin doğal parçalarıdır.
Karne bir kimlik belgesi değildir
Karne, yalnızca belirli bir dönemdeki akademik performansı gösteren bir geri bildirimdir.
Bir çocuğun;
- vicdanını,
- merhametini,
- dürüstlüğünü,
- çalışkanlığını,
- karakterini,
- gelecekte nasıl bir insan olacağını
tek başına göstermez.
Düşük not alan bir çocuk başarısız bir insan değildir. Yalnızca bazı alanlarda daha fazla desteğe ihtiyaç duyuyor olabilir.
Karne günü çocuğunuza ne söyleyebilirsiniz?
Şunları deneyebilirsiniz:
- “Bu dönem seni en çok zorlayan neydi?”
- “Sence gelecek dönem neleri farklı yapabiliriz?”
- “Sana nasıl destek olabilirim?”
- “Notların ne olursa olsun seni seviyorum.”
Bu cümleler çocuğun hem güven duygusunu korur hem de gelişime açık kalmasını sağlar.
Yıllar sonra ne hatırlayacak?
Çocuğunuz yıllar sonra matematikten kaç yanlış yaptığını büyük ihtimalle hatırlamayacak.
Ama karneyi eline aldığında sizin yüz ifadenizi, ses tonunuzu ve ona nasıl hissettirdiğinizi hatırlayacak.
Çünkü çocukların hafızasında en çok kalan şey notlar değil, o notlar karşısında gördükleri sevgidir.
Unutmayın; çocukların en büyük ihtiyacı kusursuz olmak değil, koşulsuz kabul görmektir.
Aile Danışmanı Gülizar Göl Coşkun
Karne günü evinizde eleştiri değil güven, kıyas değil destek, utandırma değil anlayış hâkim olsun. Çünkü güçlü çocuklar, koşullu sevgiyle değil; koşulsuz kabul ile büyür.